Yanlış Beslenme ve Obezite

Günümüz yaşantısının en büyük handikaplarını maalesef yanlış beslenme alışkanlıkları oluşturuyor. Hareketsizleşen toplum her geçen gün başta obezite olmak üzere çok çeşitli sorunlara hızla ilerliyor. Ulaşım araçlarının yaygınlaşması ile her geçen gün mesafeleri çok daha kısaltan yolların artması, alışveriş merkezlerinde bulunan yürüyen merdivenlerin ve asansörlerin yaşamımızdaki fonksiyonları giderek arttıkça obezite ve buna bağlı gelişen hastalıklara adeta davetiye çıkarıyoruz. Tüm bunlar yetmezmiş gibi gıdaların içeriğinin bozulması ve doğallıktan uzaklaşılması bu sorunu giderek daha içinden çıkılmaz hale getiriyor. Başta kanser, diyabet, prematüre doğum, sorunlu gebelik veya hücresel bozukluklar gibi saymakla bitmeyecek kadar çok sayıda hastalığın yaşadığımız çağın en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Durum böyle olunca artan kilolardan kurtulmak için özelliklede bayanların elinden çeşit çeşit diyet listeleri hiç düşmüyor.

"Yanlış beslenme kadar yanlış diyetlerde sağlığı tehdit ediyor."

Birçok insan maalesef doğru beslenme kavramını diyet yapmakla karıştırmaktadır. Diyet programı çerçevesinde beslenerek doğru besleneceğini düşünerek büyük hata yapılmaktadır. Söz gelimi her hangi bir yerden eline geçen diyet listesi ile beslenme alışkanlıklarını özdeşleştirerek zaten hatalı beslenen vücuda birde formda kalmak adına diyet ile daha fazla işkence yapan kişilerin sayısı hiçte azımsanacak ölçülerde değil. Doğru beslenmede kasıt her insanın bünyesine göre beslenme alışkanlığı kazanması ve bunun sürdürülebilir olmasıdır. Örneğin kendisine alerji yapan bir yiyeceği bilmeden sadece diyet listesinde yer alması sebebiyle tüketen bir kişi farkında olmadan vücudunun tahrip olmasına yol açar. Burada kıstas şudur. Tüm yiyecek ve içeceklerin öncelikle doğal olmasına dikkat edilmesi gerekir. Fakat haklı olarak şu sorunuz devreye girebilir. Neredeyse tüm gıda ürünlerinin bir şekilde kimyasallar veya tarım ilacı kalıntıları ile kirlendiği bir zincirde doğal ürünleri nasıl bulacağız? Maalesef böyle bir sorunun yanıtını kimse net olarak veremiyor ve günümüz şartlarında doğal ürünlerin tekrar ne zaman işlerlik kazanacağı ve bunun ne kadar rasyonel olduğu tartışılır.

"Doğru beslenme ömür boyu sürecek davranışlar bütünüdür."

İnsan yaşamının dört temel beslenme faktörü bulunuyor. Karbonhidratlar, Proteinler, Vitaminler ve Mineraller. Yaşamın devamı bu dört ana faktör sayesinde mümkün olur. Burada gözden kaçırılan konu her bir faktörün yanlış ve bilinçsiz bir şekilde olması gerekenden fazla veya az alınmasıyla gerçekleşiyor. Sağlıksız beslenme alışkanlıkları açısından değerlendirmek gerekirse. Vücudun ihtiyacının çok üzerinde protein yüklenmesi belli organlarda sorunlara yol açarken, aşırı karbonhidrat tüketimi çok daha farklı rahatsızlıklara neden olur. Aynı mantıkla İhtiyaç duyduğumuzun miktarın çok üzerinde vitamin ve mineral almamız da aynı sonuçları doğuruyor. Dolayısıyla beslenme alışkanlığında hiçbir faktör ihtiyacın üzerinde vücuda yüklenmemelidir. Özellikle unlu gıdalar yüksek oranda karbonhidrat içermeleri nedeniyle obezite gibi çeşitli sorunların birinci derecede sorumlusudur.

"Boy ve kilo oranı mutlaka tutturulmalıdır."

Uluslararası standartlara göre sahip olduğunuz boy ve kilon yukarı veya aşağı yönlü 10 kilo ile sınırlıdır. Fakat dikkat edilmesi gereken 10 kiloluk bu toleransın maksimum olarak değerlemesinin yapılmasıdır. Örneğin boy oranı 1.70 olan bir kişinin kilosunun en fazla 70 Kg olması gerekir. Ancak sınırı aşarak birkaç kilo daha almanın sakınca olarak görülmemesi veya nasıl olsa kilo veririm demek alınan kiloların kalıcı ve inatçı olmasına neden olur. Ve bu düşünce mutlak surette obeziteye sebep olur. Bunun yanı sıra aynı şekilde boyu 1.70 olan bir kişinin maksimum alt kilosu 60 Kg ile sınırlıdır. Bu kez aşırı zayıflık gibi bir sorun ile karşı karşıyasınız demektir.

"Fastfood yiyeceklerden ve aşırı şekilde şeker içeren besinlerden uzak durun."

Son derece hızlı ve hareketli yaşam içerisinde yiyecek içecek alışkanlıkları maalesef giderek hazır ürünleri çok daha fazla tüketmemize sebep oluyor. Bu yiyecek ve içeceklerin başında Fastfood yiyecekler ve içerisinde olması gerekenin çok üzerinde şeker ihtiva eden asitli içecekler geliyor. Hazır kekler, meyve suları, çikolatalar, hamburgerler, hazır patates kızartmaları veya ekmek arası et, tavuk, salam, sosis gibi yiyecekler içerisinde olması gerekenin çok üzerinde karbonhidrat veya protein barındırır. Bu tarz yiyecekleri tüketmenin yanında hareketsiz bir yaşam birçok hastalıkla baş başa kalmanız anlamını taşıyor. Doğru beslenme belirli bir rahatsızlığınız yoksa her türlü doğal yiyecekten az miktarda tüketip bol bol hareket ederek yapılır.

"Bol hareket az yemek temel yaklaşımınız olmalı."

Hangi diyeti uygularsanız uygulayın belirli bir süre aç kalmanın doğal neticesi zayıflamak olacaktır. Dolayısıyla "falan şu diyeti uyguladı şu kadar kilo verdi" şeklinde ifadeleri kullananların şunu unutmamaları gerekiyor. Tüm diyet önerilerinin temelinde aç kalmak veya sadece karbonhidrat tüketiminin azaltılması ya da protein tüketiminin kısıtlanması temeline dayanmaktadır. Ancak anatomik olarak kilo almaya yatkın bünyeler hangi diyet listesi ile zayıflarlar ise zayıflasınlar beslenme alışkanlıklarını değiştirmedikleri sürece geçici olarak kilo vereceklerdir. Ve bir süre sonra kişi kaybettiğinin çok üzerinde kilo alarak hüsrana uğrayacaktır. En doğal ve en sağlıklı beslenme zamanında ve dengeli bir şekilde beslenmekten geçiyor. Özellikle şu kriteri hiçbir zaman unutmamalısınız. Yemek yerken midenizi çok aşırı doldurulmadan bir kısmının boş kalmasını sağlamanız halinde bir süre sonra hiç farkına varmadan kilo verdiğinizi fark edeceksiniz. Sağlıklı günler diliyoruz.

Paylaş
Sorun Cevaplayalım