Zehirin Tatlı Yanı Şeker!

Rafine edilmiş şeker ve basit şekerler (sahte bal, üzüm suyu konsantresi, glikoz şurubu, mısır şurubu, akçaağaç şurubu vb.) tüketilmesi sonucu vücudun kan şekeri kontrolü ile kontrol mekanizmaları ve iç organlar üzerinde stres yaratır. Yüksek miktarda şeker içeren besinler tek başına yendiği zaman kan şekeri düzeyi hızla artarak daha fazla insülin salgılanmasına neden olur. Bu da yine hayati organlar üzerinden tüm sistemi etkiler. Basit şeker oranı yüksek besinler yemek , kan şekeri seviyesinin kontrollü olması gereken hastalıklarda (diabet, hipoglisemi, hiperglisemi) olumsuz ve kötü sonuçlar açığa çıkartır. Şeker bir başka bileşenlerle bir arada kullanıldığında ise daha farklı zarar ve sonuçlar ortaya çıkarabiliyor. Örneğin; yapılan araştırmalar şeker ile kafein birleştiğinde (kafein; kahve, çay, guarana bitkisi, az miktarda kakao, yerba mate (paraguay çayı) bulunur) psikotravmatik bozukluklar, ruh hali farklılıkları, bayanlarda PMS (adet öncesi sendrom) ve başka sağlık durumlarında kötü etkiler açığa çıkarabilir.

Günümüz Dünya nüfusunun çok büyük çoğunluğunca tüketilen karbonhidrat, basit karbonhidrat ve hazır ambalaj gıdaların tümüne yakının da tatlandırıcı madde olarak eklenen madde şekerdir. Aldığınız ürünlerde ki etiket içeriklerini dikkatle okursanız görüceksiniz ki "sükroz, glikoz, maltoz, laktoz, früktoz, glikoz şurubu, mısır şurubu, üzüm konsantresi vs." yazıyor olucaktır. Bunun manası gıdaya ilave şeker eklenmiş demektir. Yani hastalanmaya yada farklı ruhsal bozukluklara mahkumsunuz demektir.

Sadece şekermidir bizleri hasta eden derseniz haklısınız, değildir derim. Ancak herşey gibi besinlerinde değiştiği günümüz dünyasında şeker ve şekere benzetilen her şeyin yeri büyüktür.

Çözüm mü; raf gıdaları, hazır yiyecekler, katkı maddesi içeren herşey, ambalaj gıdalar ve daha niceleri. Yememek! Yedirmemek!

Paylaş
Sorun Cevaplayalım